Işınlanma: Parçacık Hızlandırıcı ve Yıldızlararası

Işınlanma
Yine siz sormuşsunuz gibi ben cevaplayayım. İzlediğim en güzel film nedir ? Ya da en sevdiğim film hangisidir ? Ben aslında böyle “en-li” soruları pek sevmem. Mesela en sevdiğin yemek ne diye sorarsanız aklımdan 50 tane sevdiğim yemek geçer ve aralarından bir seçim yapamam. En sevdiğim bir sürü yemek vardır ve herhangi birisini birinci sıraya oturtamam. Ama film konusunda bunu yapabilirim. Belki bu film haznem dar olduğundan, fazla film izlememiş olmadığımdan dolayı olabilir. Ya da çok çok etkilendiğim hayatımı, fikirlerimi değiştirecek film sayısının azlığından da olabilir. Bu soru sorulunca aklıma hemen iki film geliyor. Dövüş kulübü (fight club) ve yıldızlararası. Dövüş kulübünü ilk izlediğim acayip etkilendim.

Benim düşüncelerimi neredeyse tıpa tıp aynı olarak başka birisi sinemaya uyarlamıştı. Tabii bundan önce kitabı çıkmıştı sanırım. Ve dövüş kulübünü 3 gün arda arda izledim. Pazartesi, Salı ve Çarşamba diyelim. Her gün izledim. Gerçi yazın dördüncü kez izledim ama ilk üç kadar etkilemedi beni. Yıldızlarası interstelleri sanırım ilk defa 1 ay önce falan izledim. Bir Ağabeyimin tavsiyesi üzerine. Film 2.5 saat ama bittiğinde keşke devam etseydi, devam etseydi de izleseydik diyebileceğiniz bir film demişti. Tabii bu bana garip geldi film zaten 2.5 saat ben biran önce bitse de yatsam diye düşüneceğimi düşündüm. Gece oturduğum için filmi bitirip yatardım o yüzden öyle düşündüm. Ama izlediğimde öyle olmadı. Film 2.5 saatte bitti. Aslında bitmedi. Yani bitti de sanki bitmemiş de devam edecekmiş, devam etmesi gerekiyormuş gibi görünüyordu.

Yani the god father filmini sanırım 5 saat civarıydı. Çok uzun diye izlemedim pek izleyeceğimi de düşünmüyorum ama yıldızlararası 2.5 saatti. Bittikten sonra bi 5 saat daha olsa izlerdim, buna razıydım yani. Dün gece tekrar izledim. Yıldırarasını. Yav Aabi yok böyle bir film. İzlediğim ve muhtemelen izleyeceğim en muhteşem film olacak. Bundan sonra çıkan filmler onun kadar güzel olmayacak benim için. Muhakkak güzel filmler çıkar ama yıldızlararası bir başka, çok başka. Yani bence filmler sanat eseri gibi. Bir tabloyu ikinci kez yapamazsınız. Bu da öyle. Bir filmde yaşattığınız duyguları başka bir filmde aynı şekilde yaşatamazsınız.

Daha doğrusu bir filmde yaşadığınız tüm duyguları başka bir filmde yaşayamazsınız. Bu filmde aynen öyle. Filmde bilimsel bir çok şey mevcut. Benim en çok dikkatimi çeken şey ise kara delik mevzusu oldu. Kara deliğin aslında delik olmadığını söylediler. Ya da ben yanlış anlamış olabilirim. Delik ama aslında delik değil. O deliğin içinde bir gezegen var. Bunu iki boyutlu göstermek içinde mecburen yuvarlak olarak çizmişler. Aslında yuvarlak da bir küre. Yani gezegen. Ya da tamam ben olayı kesin yanlış anladım ama konumuz bu değil. (:

Karadelik (Filmi izlediyseniz oradaki arkadaş kağıda çiziyor deliyor falan gösteriyor yani.) aslında zamanı kısaltıyor. Bir kestirme gibi. İçinden geçiyorsunuz ve 5 saate gideceğiniz yolu yarım saate gidiyorsunuz. Öyle bir şey işte. Bu çok ilginç. Filmde bunu görünce çok etkilendim. Aklıma okulda bir hocamın cern de yapılan deneyle alakalı söyledikleri geldi. Tam hatırlamıyorum ama şöyle bir şeyler söylemişti; Cernde ışınlamayı bulmaya çalışıyorlar. İki parçacık ışık hızından fazla bir hızla birbirine çarptırılıp büyük patlamanın aynısını, sadece küçük boyutlu ama kontrollü bir şekilde gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Yani evrenin oluşumunu gözlemleyecekler.

Hocam bunu söylediğinde pek aklıma yatmadı. İki şey yüzünden. Birincisi, evrenin oluşumuyla büyük patmayla, iki parçacığın ışık hızından daha fazla bir hızla birbirine çarpıştırılmasının ışınlanmayla ne alakası var ? İkincisi kaç yıldır bu kadar basit bir şeyi gerçekleştiremediler mi. Yani arda arası iki parçacığı çarpıştıracaksın. Bu ne kadar zor olabilir ki ? Bu neden yılları alsın ki ? 😀

Böyle düşünüyordum ama filmi izledikten sonra yavaş yavaş anlamaya başladım. Gerçi hala tam anladığım söylenemez. Belki yanlış ama birazcık bir şey anladım o da şu “ Eğer büyük patlama ile evren oluştuysa demek ki kara delikte büyük patlama gibi bir şey ile oluştu. Yani cernde kontrollü bir şekilde kara delik oluşturabilirlerse bir nevi ışınlanma gibi bir mevzuu gerçekleşecek, ortaya çıkacak. Uzay zamanı bükmek gibi yani..”

İşte tam burada bir aydınlanma yaşadım. (: Beynimde şimşekler çaktı. Naruto da Minato Namikaze diye bir herif var. Diğer bir ismi Yondaime hokage yani 4. Hokage. Narutonun babası.  Bu Minatonun uzay zaman jutsusu var. Jutsu teknik demek gibi bir şey. Yani uzay zaman tekniği var. Ve bu uzay zaman jutsusunu kullanınca Minato işaret bıraktığı bir yere ışınlanabiliyor. Bu bıraktığı işaret bizim için çok da önemli bir şey değil. Yani uzay zamanı büküyor. Her ne kadar bu anime tamam gerçek değil ama böyle bir ihtimal gerçekten var ve cernde bilim adamları bunun üzerine çalışıyor. Gerçi cern deneyi son durumunu bilmiyorum. Ya da cern deneyinin bunun için yapılıp yapılmadığından çok emin değilim ama işin içinde parçacık varsa orada ışınlanma vardır bence. (:

Işınlanma teknolojisi şu an da yerlerde. Işınlanma nasıl olur derseniz pek olacak gibi de durmuyor. Şu 5-10 yıl içinde yani. Bunlar beceriksiz hiçbir haltı beceremez. Işınlanma bulundu mu , ışınlanma mümkün mü diye yazılıyor ama bunun için çalışan Türk var mıdır pek zannetmiyorum. Işınlanma deneyi yapan yok. Yav deneyi bırakın bilimsel anlamda bizde hiçbir cacık yok. Varsa belki ışınlanma duası vardır ona güveniyorlardır derken;

Bu arada aklıma evliyalar geliyor. Evliyalar da kerametler var ya. Hah işte onlar ışınlanma gibi şeyleri yapabiliyorlar Allahın cc izniyle. Hatta tam hatırlamıyorum ama Erzurumlu İbrahim Hakkı Hzleri olması lazım. Sözünü de tam hatırlamıyorum ama neyse. Diyor ki “Biz uzaydaki yıldızları tillonun sokaklarından daha iyi biliriz..” Tillo da yaşadıkları beldenin adı sanırım tam hatırlamıyorum. Bu söz ne demek ? Biz gökteki yıldızları tillonun sokaklarından daha iyi biliriz. Bu sözden şu anlaşılıyor. Ya İbrahim Hakkı hzlerine uzay ile alakalı bir bilgi verildi ya da kendisi gerçekten uzaya gitti. Hani letaifler yukarıya doğru yükseliyor falan. Zaten kesin konuşup yanlış bir şey söylemeyelim de arş da zaten yukarılarda değil mi ? Uzaydadır belki ? Işınlanma mümkün kardeşim..

Size bu söylenen garip gelebilir veya uzaya gitmiş olma ihtimali. Hatta buna bir kere gitmiş diyemeyiz. Yaşadığı yerin sokağından daha iyi bilmek için çoook uzun bir süre uzayda kalmış olması gerekir. Bastı zaman da(zaman genişlemesi) işin içine girerse olay tamam 😀 Bu bana pek garip gelmiyor. Şimdi diyeceksiniz uzay mekiği olmadan nasıl gitti nasıl çoook uzun süre orada kaldı. Yok efendim oksijen yok cart curt.. Bakın ruh madde bedenimizin bağlı olduğu yasalara bağlı değil. Yani ruh zamana, mekana bağlı değil. Bu mekanı uzay olarak kabul edersek olay bitmiştir. Alın size uzay zaman şeysi. (: Bilim adamları o kadar uğraşıyor ah keşke ruhu reddetmeseler. Belki de sorun buradadır. Belki de bu yüzden başaramıyorlardır.

Madde bedene bağlı kaldıklarından dolayı, her şeyi madde bedene göre düşündükleri için ? Tamam bilim ruhu kanıtlayamamış olabilir ama bu ruhun olmadığı anlamına gelmez ki. Hani bir kişinin suçluluğu ispatlanana kadar o kişi masumdu ? Bunu bilime çevirirsek ruh ispatlanana kadar ruh diye bir şey yoktur yerine ruhun yokluğu ispatlanana kadar ruh vardır tezini, düşüncesini savunsak daha mantıklı.

Çünkü her ne kadar bilimsel olmasa da ruh hakkında söylenen bir çok şey vardır. Yüzyıllardır ruhtan bahsediliyor. Öyle hemen ispatlanamadı diye yok diyip bir köşeye atamazsın. O kadar şeyi g.tünden uyduracak halleri yok. Belkide madde alemi araştırdıkları kadar ruhu araştırıp çalışma yapsalardı bir çok şey çözülmüş olurdu. 3. Boyutta sıkışıp kaldık 3. Boyutta sıkışıp kaldık diye ağlıyorlar. Ne yapalım salihi mi çağıralım ? Yani belkide onların düşündüğünün aksine 5. Boyutun anahtarı ruhtur ? Manevi alemdir ? Ki bence öyle. Ruh madem zamana ve mekana bağlı değil o zaman onu kontrol etmeyi madde aleme uyarlamayı deneseler ? İşte bunu yaparlarsa ışınlamayı bulacaklardır. Birisi bu yazımı İngilizceye çevirip  Elon Musk’a yollasın. Kendisi akıllı adamdır dinler sözümü..

Yer çekimi boyutları aşabiliyor, zaman dahil.

Cevap Yaz